Artroz – Osteoartrit

  1. Home
  2. Hastalıklar
  3. Artroz – Osteoartrit

Artroz – Kireçlenme (Osteoartrit) nedir?

Artroz ya da osteoartrit, eklem yüzeylerini örten kıkırdak dokunun zamanla aşınması ve bozulması sonucu gelişen, ilerleyici bir eklem hastalığıdır. Halk arasında yaygın olarak “kireçlenme” adıyla bilinmekle birlikte bu adlandırma tam doğru değildir; aslında eklemde kireç birikmesi değil, kıkırdak kaybı yaşanmaktadır.

Sağlıklı bir eklemde yüzeyler, pürüzsüz ve kaygan bir kıkırdak dokusuyla kaplıdır. Eklem sıvısının sağladığı kayganlıkla bu yüzeyler birbirine sürtünmeden hareket eder. Kıkırdak dokusunda hasar oluşmaya başladığında bu mükemmel uyum bozulur; eklem hareketleri sırasında ağrı, kısıtlılık ve zamanla şekil bozuklukları ortaya çıkar.

Osteoartrit, dünya genelinde en sık görülen eklem hastalığıdır ve kırk yaş üzerindeki bireylerin büyük çoğunluğunda çeşitli derecelerde eklem kireçlenmesi bulgularına rastlanır. Hastalık aslında bir hastalıktan çok mekanik bir yıpranma süreci olarak değerlendirilmeli; bu nedenle tedavide hem tıbbi hem de yaşam tarzı değişiklikleri birlikte ele alınmalıdır.


Artroz Hangi Eklemleri Etkiler?

Artroz teorik olarak vücuttaki tüm eklemleri etkileyebilir. Ancak yük taşıyan ve sık kullanılan eklemler öncelikli olarak etkilenir.

Diz eklemi: En sık etkilenen büyük eklemdir. Menisküs yırtıkları ile birlikte seyrettiğinde kıkırdak hasarı çok daha hızlı ilerler.

Kalça eklemi: İkinci sıklıkta görülen büyük eklem artrozudur. İleri evrede yürüme ve günlük aktiviteler ciddi ölçüde kısıtlanır.

El ve parmak eklemleri: Özellikle işaret ve orta parmak ucu eklemlerinde (Heberden nodülleri) belirgin şekil bozuklukları oluşur.

Omurga: Bel ve boyun bölgesindeki omur eklemlerinde (faset eklemler) kireçlenme bel ağrısı ile omuz ve boyun ağrısına önemli katkıda bulunur.

Omuz eklemi: Omuz ağrısının kronik nedenlerinden biridir. Kırk yaş üzerinde omuz hareketlerindeki kısıtlılığın değerlendirilmesinde eklem artroz varlığı mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Ayak ve ayak bileği: Özellikle halluks valgus gibi ayak deformitelerinin uzun süreli baskısı sonucu gelişir.


Artrozun Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın seyri kişiden kişiye önemli ölçüde farklılık gösterir. Röntgende ileri evre artroz görüntüsü olan bir hasta minimal şikayet yaşayabilirken görüntüsel olarak hafif bulunan bir hasta ciddi ağrıdan yakınabilir.

Ağrı: Artrozun en temel belirtisidir. Başlangıçta yalnızca hareket sırasında hissedilen ağrı zamanla dinlenirken de devam eder; ileri evrede gece ağrısı ortaya çıkar.

Hareket kısıtlılığı: Başlangıçta ağrıya bağlı koruyucu kas spazmı ve çevresindeki yapıların gerginleşmesi hareket kısıtlılığına neden olur. İleri dönemde kıkırdak kaybına bağlı mekanik kısıtlılık da eklenir.

Eklem şişliği: Alevlenme dönemlerinde eklem içinde sıvı birikimi ve çevre dokularda şişlik gelişir. Kronik vakalarda kemik çıkıntıları (osteofitler) nedeniyle deformasyon oluşur.

Sabah tutukluğu: Özellikle sabah kalkarken ya da uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra eklemde sertlik hissi yaşanır. Bu süre genellikle yarım saati geçmez; daha uzun süren tutukluklarda romatoid artrit gibi iltihabi hastalıklar akla gelmelidir.

Krepitasyon: Eklem hareketi sırasında çıtırtı ya da kıtırtı sesleri duyulur. Bu durum kıkırdak yüzeylerinin pürüzleşmesinin bir yansımasıdır.

Şekil bozukluğu: Özellikle diz ve el parmaklarında zamanla belirginleşen deformasyonlar görülür.


Eklemlerde Aşınmaya Yol Açan Başka Hastalıklar Var Mıdır?

Osteoartritle birlikte ya da bağımsız olarak eklem yüzeylerinde hasara yol açan başka durumlar da mevcuttur. Bunlar doğru tanı ve tedavi planlaması açısından osteoartritten ayrıştırılmalıdır.

Romatoid Artrit: Bağışıklık sisteminin eklem zarını hedef aldığı iltihabi bir hastalıktır. Birden fazla eklemi eş zamanlı tutması, belirgin sabah tutukluğu ve sistemik belirtilerle osteoartritten ayrılır.

Gut Hastalığı: Kanda ürik asit birikimi sonucu eklem içinde kristal çökmesiyle oluşan ani ve şiddetli eklem iltihabıdır.

Ankilozan Spondilit: Özellikle omurga ve sakroiliak eklemleri etkileyen, ilerleyici eklem tutukluğuyla seyreden iltihabi bir romatizmal hastalıktır.

Travma Sonrası Artroz: Kemik kırıkları ve eklem çıkıkları ya da menisküs yırtıkları gibi eklem yaralanmalarından yıllar sonra gelişebilen sekonder artroz tablosudur.

Enfeksiyona Bağlı Eklem Hasarı: Eklem içi enfeksiyonlar kıkırdak dokusunu hızla tahrip ederek erken dönemde ağır artroza yol açabilir.


Artroz Riskini Artıran Faktörler

Artrozun gelişiminde ve ilerlemesinde rol oynayan başlıca risk faktörleri şunlardır:

İleri yaş: Kırk yaş sonrasında kıkırdak onarım kapasitesi azalır; yetmiş yaş üzerindeki bireylerin büyük çoğunluğunda radyolojik artroz bulguları mevcuttur.

Fazla kilo: Her fazla kilogram diz eklemine dört ila altı kat ek yük bindirir. Kilo vermek hem artroz gelişim riskini azaltır hem de mevcut şikayetleri önemli ölçüde hafifletir.

Eklem yaralanmaları: Ön çapraz bağ yırtıkları, menisküs yırtıkları ve eklem kırıkları travma sonrası artroz gelişim riskini belirgin biçimde artırır. Bu nedenle eklem yaralanmalarının erken ve doğru tedavisi ilerleyen dönemde gelişecek artroza karşı en etkili önlemdir.

Mesleki yük: Uzun süre ayakta çalışmak, diz üstünde çalışmak ya da ağır yük taşımak diz ve kalça artrozu riskini artırır.

Genetik yatkınlık: Ailede artroz öyküsü olan bireylerde risk yüksektir.

Cinsiyet: Kadınlarda diz artroz riski erkeklere kıyasla daha yüksektir; östrojendeki azalmanın kıkırdak metabolizmasını olumsuz etkilediği düşünülmektedir.

Romatizmal hastalıklar: Romatoid artrit, gut ve ankilozan spondilit gibi hastalıklar eklem yüzeylerinde hasara neden olarak sekonder artroz zeminini hazırlar.


Artroz Tanısı Nasıl Konulur?

Artroz tanısı büyük ölçüde klinik değerlendirme ve radyolojik inceleme ile konulur.

Klinik Muayene: Doktorunuz eklemdeki ağrı, şişlik, krepitasyon ve hareket açıklığını değerlendirir. Kas gücü ve denge de incelenir.

Röntgen: Eklem aralığının daralması, osteofitler (kemik çıkıntıları), subkondral skleroz ve kist oluşumu gibi artroza özgü bulgular röntgende net biçimde saptanabilir.

MR (Manyetik Rezonans): Kıkırdak hasarını, menisküs durumunu ve yumuşak doku yapılarını ayrıntılı göstermesi açısından değerlidir. Özellikle menisküs yırtığı eşliği şüphelenildiğinde tercih edilir.

Kan Tetkikleri: Primer osteoartritte kan testleri genellikle normaldir. Romatoid artrit ya da gut gibi iltihabi hastalıklardan ayırım için gerekebilir.

Eklem Sıvısı Analizi: Eklem içindeki sıvı alınarak incelenmesi enfeksiyon, gut ve iltihabi artritten ayırımda yardımcı olur.


Tedavide Hastaların Yapması Gerekenler

Artrozun ilerleyici bir süreç olduğu unutulmamalıdır. Ancak doğru yaşam tarzı değişiklikleriyle bu ilerlemenin hızı önemli ölçüde yavaşlatılabilir.

Kilo Kontrolü: Fazla kilolar eklem üzerindeki yükü katlayarak artırır. Araştırmalar yüzde beş ile on oranında kilo kaybının diz ağrısını belirgin biçimde azalttığını göstermektedir.

Uygun Egzersiz: Eklemleri zorlayan darbeli sporlar yerine yüzme, bisiklet ve yürüyüş gibi düşük yük bindiren aktiviteler tercih edilmelidir. Kas güçlendirme egzersizleri eklem üzerindeki yükü kasların üstlenmesini sağlayarak ağrıyı azaltır.

Yardımcı Araçlar: Doktorunuzun önerisiyle kullanılacak tabanlıklar, dizlikler ve yürüme yardımcıları eklem üzerindeki yükü dengeleyerek şikayetleri hafifletir.


Artroz İlaçla Tedavi Edilebilir mi?

Günümüzde kıkırdak hasarını tamamen geri döndüren bir ilaç henüz mevcut değildir. Mevcut ilaç tedavileri ağrıyı azaltmak ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla kullanılır.

Parasetamol: Hafif-orta düzey ağrıda ilk tercih edilecek ağrı kesicidir.

NSAİİ (Antienflamatuar İlaçlar): İbuprofen ve naproksen gibi ilaçlar hem ağrıyı hem de eklem iltihabını baskılar. Ancak mide, böbrek ve kalp-damar sistemi üzerindeki yan etkiler nedeniyle hekim kontrolünde kullanılmalıdır.

Glukozamin ve Kondroitin Sülfat: Bu takviyelerin kıkırdak koruyucu etkisi tartışmalı olmakla birlikte bir kısım hastada semptomatik fayda sağladığı bildirilmektedir.

Eklem İçi Enjeksiyonlar: Orta ve ileri evre artrozda en etkili ilaç uygulamaları eklem içi enjeksiyonlardır:

  • Kortikosteroid Enjeksiyonu: Eklem iltihabını hızla baskılar; özellikle alevlenme dönemlerinde etkilidir. Yılda üçten fazla uygulanması önerilmez.
  • Hyalüronik Asit Enjeksiyonu: Eklem sıvısını yeniler ve kıkırdak yüzeyleri korur. Etkisi birkaç ay sürebilir.
  • PRP (Plateletten Zengin Plazma): Hastanın kendi kanından elde edilen büyüme faktörlerinin enjekte edilmesidir. Kıkırdak onarımını desteklediği gösterilmiştir.
  • Kök Hücre Enjeksiyonu: Araştırma aşamasında olan ve umut vaat eden bir yöntemdir.

Hangi Aşamada Cerrahi Tedavi Düşünülmeli?

Medikal tedavilerin yetersiz kaldığı ileri evre artroz vakalarında cerrahi seçenekler gündeme gelir.

Artroskopik Eklem Temizliği: Artroskopik cerrahi ile eklem içindeki serbest kıkırdak parçaları, osteofitler ve hasarlı menisküs dokusu temizlenir. Özellikle menisküs yırtığının eşlik ettiği orta evre artroz vakalarında etkilidir.

Osteotomi (Kemik Düzeltme Ameliyatı): Eklemin yalnızca bir bölümünün etkilendiği vakalarda eklem üzerindeki yükü sağlam bölgeye kaydırmak amacıyla yapılır. Özellikle genç ve aktif hastalarda protezi erteleme seçeneği olarak tercih edilir.

Robotik Diz Protezi: Diz ekleminin ileri evre artrozunda robotik diz protezi cerrahisi hasarlı eklem yüzeylerini protez eklemle değiştirerek ağrıyı tamamen ortadan kaldırır. Robotik sistemler sayesinde protez yerleşimi milimetrik hassasiyetle yapılarak uzun süreli başarı oranı önemli ölçüde artmıştır.

Robotik Kalça Protezi: Kalça eklemi ileri evre artrozunda robotik kalça protezi en etkili ve kalıcı tedavi seçeneğidir. İyi yapılan bir ameliyat sonrasında hastalar genellikle ikinci ila üçüncü ayda önceki aktivitelerine ağrısız olarak dönebilir.

Artrodez (Eklem Dondurma): Diz ve kalça için tercih edilmemekle birlikte ayak bileği, el ve ayak küçük eklemlerinde uygulanabilir.


Robotik Protez Cerrahisi Neden Tercih Edilmeli?

Klasik yöntemlerle yapılan protez cerrahisinde protezin doğru açı ve pozisyonda yerleştirilmesi tamamen cerrahın deneyimine bağlıdır. Robotik protez cerrahisi ise ameliyat öncesi planlama ve ameliyat sırasında gerçek zamanlı geri bildirim sayesinde bu süreci çok daha güvenli ve öngörülebilir kılar.

Robotik sistemlerin sağladığı başlıca avantajlar şunlardır: daha az kemik kaybı, daha hızlı iyileşme, daha az ağrı ve uzun vadede daha yüksek protez ömrü. Günümüzde gelişen robotik yöntemlerle protez eklemlerde sağkalım beklentisi klasik yöntemlere kıyasla belirgin biçimde uzamıştır.


Artroz ile İlişkili Diğer Durumlar

Eklem kireçlenmesi tek başına ya da başka kas-iskelet sistemi sorunlarıyla birlikte görülebilir. İlgili durumlar hakkında bilgi edinmek için:


Sıkça Sorulan Sorular

Kireçlenme kaçınılmaz mıdır?
Yaşlanmayla birlikte bir miktar kıkırdak aşınması kaçınılmazdır. Ancak kilo kontrolü, uygun egzersiz ve eklem yaralanmalarının doğru tedavisi bu süreci önemli ölçüde yavaşlatabilir.

Kireçlenme geri döner mi?
Hayır. Mevcut kıkırdak hasarı geri dönmez. Tedavinin amacı ilerlemeyi yavaşlatmak ve şikayetleri kontrol altında tutmaktır.

Eklem enjeksiyonları zararlı mı?
Doğru endikasyonla ve uygun aralıklarla yapıldığında güvenli ve etkili bir tedavi yöntemidir. Yıllık üçten fazla kortikosteroid enjeksiyonu önerilmez.

Protez ameliyatı ne zaman gerekir?
Medikal tedavilerin yetersiz kaldığı, ağrının günlük yaşamı ciddi biçimde etkilediği ve ileri evre radyolojik bulguların mevcut olduğu durumlarda protez cerrahisi gündeme gelir.

Hangi doktora gidilmeli?
Ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurulması gerekir.


Eklem kireçlenmesi şikayetleriniz için Prof. Dr. Erden Ertürer ile iletişime geçebilir, muayene randevusu alabilirsiniz.

📞 0545 310 16 95