Dupuytren hastalığı, avuç içindeki bağ dokusunun (palmar fasya) zamanla kalınlaşıp sertleşmesiyle parmakların avuç içine doğru büküldüğü, kronik ve ilerleyici bir el hastalığıdır. Tıp literatüründe “Dupuytren kontraktürü” olarak da geçen bu rahatsızlık, günlük yaşam aktivitelerini — el sıkışmak, eldiven giymek, yüz yıkamak gibi basit hareketleri — ciddi ölçüde kısıtlayabilir.
El Cerrahisi ve Mikrocerrahi alanında uzmanlaşmış bir hekim tarafından erken evrede değerlendirilmesi, hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyebilir.
Hastalığın kesin nedeni henüz tam olarak aydınlatılamamış olsa da yapılan araştırmalar bazı risk faktörlerini net biçimde ortaya koymuştur:
Genetik yatkınlık bu hastalıkta en belirleyici etkendir. Hastalık özellikle Kuzey Avrupa kökenli bireylerde çok daha sık görülmekte olup “Viking hastalığı” olarak da anılır. Ailede Dupuytren öyküsü varsa kişisel risk önemli ölçüde artar.
Cinsiyet ve yaş da kritik faktörler arasındadır. Hastalık erkeklerde kadınlara göre 6–10 kat daha sık ortaya çıkar ve genellikle 40 yaş sonrasında belirginleşmeye başlar. Kadınlarda ise hastalık daha geç yaşta ve daha hafif seyirli olma eğilimindedir.
Bunların yanı sıra şu durumlar hastalık riskini artırır:
Elde ağrı, uyuşma veya karıncalanma gibi belirtileriniz de varsa Karpal Tünel Sendromu sayfamızı incelemenizi öneririz; bu iki durum zaman zaman birlikte görülebilir.
Hastalık sinsi ve yavaş ilerler; çoğu hasta ilk belirtileri fark etmekte geç kalır. Belirtiler genellikle şu sırayla ortaya çıkar:
1. Erken Evre — Nodül Oluşumu Avuç içinde, genellikle 4. (yüzük) parmağın altında küçük, sert bir şişlik (nodül) oluşur. Bu nodüller genellikle ağrısızdır ancak basınç uygulandığında hassasiyet hissedilebilir. Bazı hastalar bu şişlikleri Ganglion Kisti ile karıştırabilir; ancak ganglion kistleri farklı yapıda ve farklı bölgelerde ortaya çıkar.
2. Orta Evre — Kordon Hattının Belirginleşmesi Nodüllerin birleşmesiyle avuç içinde iple benzer, gergin bir kordon hattı oluşur. Ciltte buruşma ve çukurlaşmalar görülür. Parmakları tam olarak açmak güçleşmeye başlar. Bu evrede masa veya düz bir yüzeye elin tam olarak yatırılamaması tipik bir bulgudur (Masa Testi pozitifliği).
3. İleri Evre — Fleksiyon Kontraktürü Bir veya birden fazla parmak, avuç içine doğru kalıcı olarak bükülmüş hâlde kalır. Bu duruma fleksiyon kontraktürü adı verilir. Parmak ucunun aşağıya doğru düşmesiyle seyreden Çekiç Parmak hastalığından farklı olarak Dupuytren’de bükülme avuç içinden kaynaklanır.
Dupuytren hastalığı en sık yüzük parmağından (4. parmak) başlar. Bunu sırasıyla serçe parmak (5.), orta parmak (3.) ve işaret parmağı (2.) izler. Başparmak nadiren etkilenir. Hastaların yaklaşık %50’sinde her iki el birden etkilenir ancak genellikle bir el diğerinden daha ağır seyreder.
Hastalığın şiddetini belirlemek ve tedavi planını oluşturmak için hekimler genellikle Tubiana evreleme sistemini kullanır:
| Evre | Kontraktür Açısı | Açıklama |
|---|---|---|
| Evre 0 | 0° | Nodül var, kontraktür yok |
| Evre 1 | 0°–45° | Hafif bükülme |
| Evre 2 | 45°–90° | Orta derecede bükülme |
| Evre 3 | 90°–135° | Belirgin bükülme, fonksiyon kaybı başlıyor |
| Evre 4 | 135° ve üzeri | Ciddi kontraktür, ciddi fonksiyon kaybı |
Tanı büyük ölçüde klinik muayene ile konulur. Hekim muayenede şunları değerlendirir:
Dirsek bölgesindeki sinir sıkışması kaynaklı parmak sorunlarını dışlamak için Kubital Tünel Sendromu açısından da değerlendirme yapılması önerilir. Gerekli durumlarda ultrasonografi veya MRI görüntüleme istenebilir.
Tedavi yöntemi hastalığın evresine, hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve günlük yaşama etkisine göre kişiselleştirilmiş olarak belirlenir.
Fizik Tedavi ve Egzersiz Düzenli germe egzersizleri ve sıcak uygulama hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir; ancak mevcut kontraktürü geri döndürmez.
Atel (Ortez) Kullanımı Özellikle gece boyunca parmakları düz tutan özel atellar, kontraktürün ilerlemesini sınırlamada yardımcı olabilir. Benzer ortez uygulamaları De Quervain Sendromu gibi diğer el hastalıklarında da sıklıkla kullanılmaktadır.
Kortikosteroid Enjeksiyonu Nodüllere doğrudan yapılan steroid enjeksiyonu ağrıyı azaltabilir ve nodül boyutunu küçültebilir. Ancak ilerlemiş kontraktürlerde etkisi sınırlıdır.
Kollajenaz Enjeksiyonu (Xiaflex) Hastalıklı kordona enjekte edilen kollajenaz enzimi, sertleşmiş bağ dokusunu parçalar. Ertesi gün hekim tarafından parmak düzeltilir. Cerrahi riski taşımayan hastalarda iyi bir alternatif olabilir; ancak nüks oranı cerrahiye göre daha yüksektir.
İğne Aponevrototomi Cilt yüzeyinden ince bir iğne ile hastalıklı kordona müdahale edilen bu yöntem, lokal anestezi ile poliklinik ortamında uygulanabilir. İyileşme süreci hızlıdır; ancak nüks ihtimali cerrahi fasiyektomiye kıyasla daha yüksektir.
Kontraktür 30°’yi geçtiğinde, günlük aktiviteler ciddi biçimde kısıtlandığında ve konservatif yöntemler yetersiz kaldığında cerrahi en etkili çözümdür.
Fasiyektomi (Palmar Fasiyektomi) En yaygın uygulanan cerrahi yöntemdir. Kalınlaşmış ve hastalıklı palmar fasya dokusu, avuç içine yapılan kesiler aracılığıyla çıkarılır; böylece sertleşen kordonlar gevşetilir ve parmakların yeniden düzelmesi sağlanır.
El Cerrahisi ve Mikrocerrahi alanında deneyimli bir ekip tarafından gerçekleştirilen bu operasyon genel ya da bölgesel anestezi altında uygulanır ve ortalama 1–2 saat sürer. Hastalar genellikle aynı gün ya da ertesi gün taburcu olabilir.
Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci
| Dönem | Süreç |
|---|---|
| 1–2. haftalar | Alçı veya atel ile yaranın korunması |
| 2–6. haftalar | El terapisti eşliğinde egzersizler, ödem kontrolü |
| 6–12. haftalar | El kuvveti ve parmak açıklığı büyük ölçüde geri döner |
| Tam iyileşme | 3–6 ay içinde tamamlanır |
Evet, hastalık nüks edebilir. Fasiyektomi sonrasında nüks oranı yaklaşık %10–15 olarak bildirilmektedir. Hastalık genç yaşta başladıysa, aile öyküsü güçlüyse veya her iki el tutulduysa nüks riski daha yüksektir. Bu nedenle ameliyat sonrası düzenli kontroller ve el terapisi büyük önem taşır.
Dupuytren hastalığı ağrılı mıdır? Hastalık genellikle ağrısız seyreder. Ancak bazı hastalarda nodül bölgesinde basınç uygulandığında hassasiyet hissedilebilir.
Ameliyatsız iyileşir mi? Erken evrede konservatif yöntemler hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir; ancak ilerlemiş kontraktürleri geri döndürmek mümkün değildir. Bu durumlarda cerrahi kaçınılmaz hâle gelir.
Hangi doktor bakar? Dupuytren hastalığı bir El Cerrahisi ve Mikrocerrahi uzmanı tarafından değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.
Her iki elim de etkilenirse ne olur? Genellikle her iki el ayrı seanslarda opere edilir; baskın (dominant) el öncelikli olarak tedavi edilir.
Ameliyat ne zaman yapılmalı? Uzmanlar genel olarak kontraktür 30°’yi aştığında veya günlük yaşam aktiviteleri bozulduğunda ameliyatı önermektedir.
Dupuytren hastalığı ilerleyici yapısına karşın, doğru zamanda doğru tedavi uygulandığında el fonksiyonları büyük ölçüde yeniden kazanılabilir. Avuç içinde fark ettiğiniz bir sertlik, nodül ya da parmağınızın bükülmeye başladığı bir durum varsa zaman kaybetmeden uzman değerlendirmesi almanız önerilir.
Prof. Dr. Erden Ertürer, El Cerrahisi ve Mikrocerrahi alanındaki deneyimiyle Dupuytren hastalığının her evresinde kapsamlı değerlendirme ve kişiselleştirilmiş tedavi planı sunmaktadır.
📞 Randevu almak için: İletişim sayfamızı ziyaret edin ya da +90 545 310 16 95 numaralı hattı arayın.

“Hareket özgürlüğünüze her zaman özen gösteriyoruz.”
Copyright © 2026 | DR. Erden ERTÜRER | Tüm Hakları Saklıdır.
WhatsApp İletişim