De-Quervain sendromu, el bileğinin baş parmak tarafında yer alan tendonların, geçtikleri dar tünel içinde sıkışması ve iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Etkilenen tendonlar; başparmağı yana açan abdüktör pollicis longus ile başparmağı geriye doğru kaldıran ekstansör pollicis brevis tendonlarıdır. Bu iki tendon, el bileğinin dış yan kısmındaki dar bir kanaldan geçerken sürtünmeye bağlı iltihap gelişir ve her başparmak hareketi ağrılı hale gelir.
Hastalık adını, bu durumu ilk kez tanımlayan İsviçreli cerrah Fritz de Quervain’den almaktadır. Halk arasında “başparmak tendon iltihabı” veya “el bileği yan ağrısı” olarak da bilinmektedir.
Hastalığın en belirgin semptomu, el bileğinin başparmak tarafında hissedilen keskin ve yanıcı ağrıdır. Bu ağrı zamanla şiddetlenerek günlük yaşamı ciddi ölçüde kısıtlar. Başlıca belirtiler şunlardır:
Ağrı zaman zaman ön kola ve hatta omuz bölgesine kadar yayılabilir. Bu durumda omuz ağrısı ile karıştırılmaması için dikkatli bir muayene gereklidir.
De-Quervain sendromu her yaşta görülebilmekle birlikte bazı kişilerde risk önemli ölçüde artar:
Yeni anneler: Bebeği her iki eliyle kavrayıp kaldırma hareketi, başparmak tendonlarını aşırı zorlar. Bu nedenle hastalık doğum sonrası dönemde kadınlarda özellikle sık görülür ve “anne başparmağı” olarak da adlandırılır.
Kadınlar: Genel olarak kadınlarda erkeklere kıyasla 6 kat daha sık görülmektedir. Hormonal faktörlerin bu farklılıkta etkili olduğu düşünülmektedir.
Tekrarlayan el hareketleri yapanlar: Makas kullananlar, müzisyenler, kasiyerler, bilgisayar kullanıcıları ve el aletleriyle çalışanlar risk grubu içindedir.
40–60 yaş arası bireyler: İleri yaşla birlikte tendon kılıflarındaki esneklik azalır ve sıkışma riski artar.
Romatoid artrit hastaları: Eklem iltihabı tendon kılıflarını da etkileyebileceğinden bu hasta grubunda de-Quervain sendromu daha sık gelişebilir.
De-Quervain sendromu tanısı büyük ölçüde klinik muayene ile konulur. Doktorunuz, şikayetlerinizi dinledikten sonra Finkelstein testi adı verilen basit ama son derece tanısal bir test uygular:
Başparmağınız avucunuzun içine alınarak yumruk yapılır, ardından el bileği küçük parmak yönüne doğru eğilir. Bu hareket sırasında el bileğinin dış yanında ani ve keskin bir ağrı oluşması, de-Quervain sendromunu güçlü biçimde düşündürür.
Gerekli görülen durumlarda ultrason görüntülemesi ile tendon kılıfındaki kalınlaşma ve sıvı birikimi saptanabilir. Karpal tünel sendromu gibi sinir sıkışması şüphesi varsa EMG testi de istenebilir. Kemik patolojilerini ekarte etmek için röntgen çekilmesi de tanı sürecinin bir parçası olabilir.
Bu iki hastalık sıklıkla birbirine karıştırılır; her ikisi de el bileğinde ağrıya yol açar ancak köken ve belirti bakımından farklıdır:
| De-Quervain Sendromu | Karpal Tünel Sendromu | |
|---|---|---|
| Etkilenen yapı | Tendon | Sinir (Median sinir) |
| Ağrı bölgesi | El bileği dış yanı, başparmak | El bileği orta kısmı, 1–3. parmaklar |
| Temel belirti | Başparmak hareketi ile ağrı | Uyuşma, karıncalanma, gece ağrısı |
| Tanı testi | Finkelstein testi | EMG |
Her iki hastalık aynı anda bir arada da görülebilir. Bu nedenle doğru tanı için mutlaka uzman değerlendirmesi şarttır.
Tedavi, hastalığın şiddetine ve süresine göre aşamalı olarak planlanır.
Tedavinin ilk basamağı, başparmak ve el bileğini hareketsiz bırakacak özel bir atel kullanımıdır. Atel, tendonların dinlenmesini sağlayarak iltihabın azalmasına yardımcı olur. Eş zamanlı olarak antienflamatuar ilaçlar (NSAİİ) ile ağrı ve şişlik kontrol altına alınır. Erken dönemde başlanan bu yaklaşım, hastaların önemli bir kısmında cerrahi ihtiyacı ortadan kaldırır.
Atel ve ilaç tedavisine yanıt vermeyen vakalarda, ağrılı bölgeye kortikosteroid enjeksiyonu uygulanır. Tek doz enjeksiyon bile çoğu hastada belirgin rahatlama sağlar. Kortikosteroidden kaçınılması gereken hastalarda ise PRP (plateletten zengin plazma) enjeksiyonu etkili bir alternatiftir. PRP, hastanın kendi kanından elde edilen büyüme faktörlerini kullanarak tendon dokusunun onarımını hızlandırır.
Ağrının hafiflediği dönemde, el cerrahisi konusunda deneyimli bir fizyoterapist eşliğinde başparmak ve el bileği güçlendirme egzersizleri başlanır. Fizik tedavi, hastalığın tekrarlamasını önlemede de kritik rol oynar.
Yukarıdaki yöntemlere rağmen şikayetlerin geçmediği durumlarda cerrahi tedavi gerekir. El cerrahisi uzmanı tarafından gerçekleştirilen bu ameliyatta, tendonların geçtiği dar tünel (birinci dorsal kompartman) cerrahi olarak genişletilir. Böylece tendonlar üzerindeki baskı tamamen ortadan kalkar. Ameliyat lokal anestezi ile kısa sürede tamamlanır.
De-Quervain ameliyatı sonrasında çoğu hasta birkaç gün içinde günlük hafif aktivitelerine dönebilir. İyileşme süreci genel olarak şu şekilde ilerler:
Ameliyat başarı oranı son derece yüksek olup doğru teknik uygulandığında hastalığın tekrarlama riski çok düşüktür.
Hastalığı tamamen önlemek her zaman mümkün olmasa da riski azaltacak önlemler almak mümkündür:
El bileği ve el ağrısı farklı nedenlerden kaynaklanabilir. De-Quervain sendromunun yanı sıra değerlendirmeniz gereken diğer hastalıklar:
De-Quervain sendromu kendiliğinden geçer mi?
Hafif vakalarda istirahate alınma ve atel kullanımıyla şikayetler hafiflese de tam iyileşme için genellikle tıbbi müdahale gerekir. Tedavisiz bırakılan kronik vakalarda ağrı giderek şiddetlenir.
De-Quervain sendromu ameliyatsız geçer mi?
Erken teşhis edilen vakaların yaklaşık %50–70’i atel, ilaç veya enjeksiyon tedavisiyle ameliyat gerektirmeden iyileşir. Ancak kronik veya ileri vakalarda cerrahi kaçınılmaz olabilir.
Emzirme döneminde tedavi güvenli midir?
Atel kullanımı her dönemde güvenlidir. İlaç ve enjeksiyon seçenekleri için doktorunuz emzirme durumunuzu göz önünde bulundurarak en uygun tedaviyi belirler.
Hangi doktora gidilmeli?
De-Quervain sendromu için ortopedi ve el cerrahisi uzmanına başvurulması gerekir.
De-Quervain sendromu şikayetleriniz için Prof. Dr. Erden Ertürer ile iletişime geçebilir, muayene randevusu alabilirsiniz.
📞 0545 310 16 95
Tedavi için ilk öneri, baş parmak hareketlerini kısıtlayıcı bir atel ve antienflamatuar ilaç kullanımıdır. Düzelme görülmeyen olgularda ağrılı bölgeye kortikosteroid veya PRP enjeksiyonu genellikle fayda sağlar. Bu yöntemler başarısız olursa cerrahi olarak tendonların geçtiği tünelin gevşetilmesi ile iyileşme sağlanır.

“Hareket özgürlüğünüze her zaman özen gösteriyoruz.”
Copyright © 2026 | DR. Erden ERTÜRER | Tüm Hakları Saklıdır.
WhatsApp İletişim