Omuz Ağrısı

Sık Görülen Omuz Ağrısı Nedenleri Nelerdir ?

  • Omuz Çıkıkları
  • Döndürücü Manşet Yırtıkları
  • Omuz Sıkışma Sendromu
  • Donuk Omuz
  • Biseps Tendiniti
  • Omuz Bölgesi Kırıkları

 

Omuz Çıkıkları

Omuz eklemi, vücudunuzun en hareketli eklemidir ve birçok yönde hareket edebilir. Ancak bu geniş hareket kabiliyeti, eklemi oluşturan kemiklerin birbirinden ayrılması olasılığını da (çıkmak), diğer eklemlere göre daha yüksek hale getirir.

Eklem, kemiklerin iki veya daha fazlasının bir araya geldiği bir noktadır. Çıkık, eklemde meydana gelen, kemiklerin uçlarının normal konumlarından zorlanarak çıktığı bir yaralanmadır. Bu yaralanma, ani ve şiddetli ağrı ile birlikte ekleminizi geçici olarak deforme eder ve hareketsiz hale getirir. Spor yaralanmaları, araç kazaları ve yüksekten düşme gibi travmatik olaylar omuz çıkığına sebep olabilir.

 

Yerinden çıkan çoğu omuz eklemi, düzgün tedavi edildiği zaman, çoğunlukla normal işlevine geri döner. Bununla birlikte bir kez omuzunuz çıktığında bunun tekrarlama olasılığı büyüktür. Özellikle tekrarlayan omuz çıkıklarında hasar gören eklem çevresi yapıların cerrahi olarak onarılması gerekir.

 

 

Belirti ve Bulgular

Şiddetli ağrı

Hareket ettirememe

Eklemde duruş bozukluğu ve deformasyon (Apolet belirtisi)

Kolda uyuşma (Belirli durumlarda)

Omuz çıkığından şüphelenildiği durumlarda ne yapmalıyız?

Tıbbi yardım olacağınız en yakın birime başvurmanız gerekir. Bu sırada eklemi oynatmayın. Omuz eklemini, içinde bulunduğu konumda, bir askı  veya bandaj ile sabitleyin. Omuzu hareket ettirmeye veya zorla yerine getirmeye çalışmayın. Yaralanan ekleme soğuk uygulamak ağrıyı ve şişmeyi azaltmaya yardımcı olabilir.

 

Tanı için neler yapılır:

Omuz çıkığının tanısı röntgen çekilerek konulur. Omuz çıkılarının büyük çoğunluğu öne çıkık şeklindedir. Nadir görülen arkaya çıkıklarda röntgende çıkıktan emin olunamayabilir. Bu durumda doktorunuz bilgisayarlı tomografi kesin tanıyı koyabilir.

 

MRI

Manyetik rezonans görüntülemede (MRI) yöntemi ile doktorunuzun omuz ekleminiz etrafındaki yumuşak doku yapılarında meydana gelen hasarı değerlendirmek isteyebilir. Özellikle tekrarlayan çıkıklarda MR incelemesi gereklidir. 

 

Tedavi:

Başvurduğunuz ilk yardım ünitesinde omuz ekleminiz bir tür kaldıraç manevrası ile yerine konulup askı ya da bandaja alınacaktır. Eklemin yerine girmesi ağrının da dramatik bir şekilde kesilmesine yol açar. Bu işlem anestezi altında yapılabileceği gibi anestezisiz de yapılabilir. Bu seçim genellikle başvurduğunuz sağlık kuruluşunun imkanları ile bağlantılıdır. Çıkık sonrası uygulanan bandaj ya da alçı maksimum üç hafta içinde çıkartılarak, rehabilitasyona başlanır. Omuzunuzun eski haline kavuşması, çıkık sırasında oluşan hasarın derecesine ve uygulayacağınız rehabilitasyon programına bağlıdır.

 

Bir kez omuzumuz çıkmışsa bir daha olmaması için neler yapabiliriz:

Eklemlerinizde ve kaslarınızdaki kuvveti ve esnekliği korumak için düzenli egzersiz yapın.

Düşmekten kaçınmak amacıyla önlem alın.

Omzunuzun çıkmasına neden olan hareketi tekrar etmeyin ve acı verici hareketlerden kaçınmaya çalışın.

Yeterli kuvvetlenmeyi sağlayana kadar, ağırlık kaldırma veya baş üzerindeki konumlarda çalışma hareketlerini sınırlayın.

 

Omuz Döndürücü Tendon Manşeti (Rotator Cuff) Yırtıkları

Omuz eklemi çok geniş hareket açıklığına sahip olmakla birlikte, eklemi oluşturan kemiklerin anatomik uyumu nispeten zayıftır. Eklemin stabilitesi büyük oranda kıkırdak ve tendon destekleriyle sağlanır. Stabilitenin en önemli bileşeni, döndürücü tendon (Rotator Cuff) denilen ve dört tendondan oluşan manşet şeklindeki yapıdır. Bu yapı humerus (üst kol kemiği) kemiğinin üst ucundaki, omuz eklemini yapan baş kısmını çepeçevre sarar. Omuz eklemini yerinde tutar ve omuzun içe-dışa dönüş hareketlerini yaptırır. Kırk yaş üzerinde omuz ağrısı nedenlerinin en önemli nedenlerinden biri ‘rotator manşet’ yırtıklarıdır.

Rotator manşet yırtığı gençlerde ve sporcularda ani bir harekette oluşabileceği gibi, tekrarlayıcı özellikle kolun baş seviyesinin üzerindeki hareketlerinde zamanla da gelişebilir.

Omuz travması geçirenlerde, tekrarlayıcı baş üzeri hareketler yapanlarda (Fırlatma sporları vs) yırtık görülmesi sıktır. Yine yaşlanmaya bağlı dejenerasyonu olanlar ve rotator manşetin bulunduğu aralıkta anatomik olarak daralma bulunanlar yırtık açısından riskli grupta yer alır.

 

Belirti ve bulgular

Omuz ağrısı (Özellikle baş üstü seviyesinde yapılan hareketlerde artar. Zamanla devamlı bir hal alabilir.)

Gece ağrısı (Ağrıyan taraf üzerine yatmayı engeller.)

Adele güçsüzlüğü (Özellikle kolu kaldırmaya çalışırken hissedilir.)

Omuz hareketleri sırasında takılma hissi, ses gelmesi.

Omuz hareketlerinde kısıtlılık (Genellikle hastanın ağırlıklı kullandığı kolunda olur.)

 

 

Tanı için neler yapılır:

Doktorunuz, şikayetleriniz, hastalığın gelişme öyküsü ve dikkatli bir muayene ile hastalığınıza dair fikir sahibi olur. Röntgen incelemesi kemik kaynaklı bulguların tespitinde yararlıdır. Kesin tanı genellikle MR incelemesi ile konulur.

 

Tedavi:

Rotator manşet yırtıkları parsiyel (tam olmayan) veya tam yırtık biçiminde olabilir. Tendonun bütün kalınlığınca olmayan parsiyel yırtıklar cerrahi olmayan tedaviye iyi yanıt verirler. Tedavinin ilk basamağı dinlenme ve antienflamatuar ilaçların kullanımından oluşur. Ağrının azalması ile birlikte kuvvetlendirici egzersizlere başlanılması gerekir. İlaç kullanımı ile ağrının azalmadığı durumlarda kortikosteroid enjeksiyonları uygulanır. Fizik tedavi metotlarından da bu aşamada yararlanmak faydalı olacaktır. Bu tür konservatif tedavilere yanıt vermeyen parsiyel yırtıklar ve tam kat yırtıklarda cerrahi tedavi gerekebilir. Cerrahi onarım çoğunlukla artroskopik olarak sağlanmaktadır. Artroskopik cerrahi ile; yaklaşık 1 cm’lik kesilerden omuz eklemi ve çevre dokulara ait yapıların görüntülenmesi, yırtık bölgenin temizlenmesi ve onarılması  mümkündür. Çok büyük ve eski yırtıklarda açık tamir ile beraber doku transferi uygulamaları da gerekli olabilir.

Ameliyat sonrası dönemde de yoğun bir fizyoterapi programı uygulanması sağlıklı bir iyileşme süreci açısından yardımcı olacaktır.

 

Omuz Sıkışma (İmpingement) Sendromu

Omuz eklemimizi saran döndürücü manşetin üzerinde, kürek kemiğinin bir parçası olan ve akromion adı verilen kemik yapı yer alır. Akromion ile döndürücü manşetin arasında da bursa denilen kayganlaştırıcı bir yapı bulunur. Kolumuzu omuz ekleminden yukarı doğru kaldırdığımızda, döndürücü manşet ile akromion arasındaki boşluk daralır. Bu bölgede oluşabilecek sorunlarda ise sıkışmaya yol açar.  

Bursa denilen yağlayıcı keseceğin şişmesine bursit denilir. Döndürücü manşet tendonlarında ödem ve iltihaplanma durumuna da tendinit denilir. Bursit ve tendinit tabloları sıkışma semdromuna neden olabilen iki önemli sebeptir. Yine tendonlardaki aşınma ve yırtıklarda sıkışmaya yol açar. Bir diğer önemli sıkışma nedeni de akromionun uç kısmının bir gaga şeklinde uzamış olmasıdır. 

 

Belirti ve Bulgular:

Genellikle başlangıçta hareketle oluşan hafif bir ağrı zamanla artar. Özellikle kolun kaldırılması ve arkaya götürülmesi gibi aktivitelerle ağrı ortaya çıkar. Zamanla omuz hareketlerinde kısıtlılık ve baş üzeri hareketlerde artan ağrı meydana gelir.

Artan ağrı nedeni ile geceleri uyku düzensizlikleri başlayabilir. Ağrı oluşacak korkusu ile hastalar omuzlarını hareket ettirmek istemezler. Bu hareketsizlik, omuz kaslarında kısalmaya ve tendonlarda kontraktürlere neden olarak donuk omuz tablosuna yol açabilir.

 

Tanı:

Hastalığın öyküsü ve muayene bulguları sıkışma sendromuna neden olan patoloji konusunda doktora önemli bilgiler verir. Tam teşhis için öncelikle röntgen ile kemik yapılar incelenir.  MR, kesin tanı açısından çoğu hastada gerekli olur. 

 

Tedavi:

Sıkışma sendromunda tedaviye ödem-ağrı giderici ilaçlar ve rehabilitasyon egzersizleri ile başlanılır. Ağrının devam ettiği durumlarda kortikosteroid enjeksiyonları ve fizik tedavi ile etkin bir rahatlama sağlayabilir. Bazen geçici olarak kol askısı kullanılması gerekebilir. Ağrı azalınca omuz güçlendirme egzersizlerine başlanmalıdır.

Sıkışmayı oluşturan sebebe göre tedavi seçenekleri de değişebilir. Kemiksel bir sıkışmanın olduğu durumlarda ya da konservatif metotlarla şikâyetlerin gerilemediği hastalarda cerrahi tedavi gerekli önerilir. Genellikle artroskopik olarak yapılacak temizleme işlemi ile sıkışma ortadan kaldırılır.

 

Donuk Omuz (Adezif Kapsülit)

Donuk omuz, ağrı ve/veya eklem kapsülünde kontraktürlere bağlı, omuz ekleminin harekelerinde kayıp ile sonuçlanan bir hastalıktır. Eklem kapsülünde kontraktür (kısalıp sertleşme) meydana gelir. Herhangi bir nedene bağlı olmadan oluşabileceği gibi, diyabet ve tiroid hastalıkları başta olmak üzere çeşitli sistemik hastalıklarla, geçirilmiş travmalara veya omuz çevresi hastalılarına bağlı olarak da gelişebilir. Temel olarak aktif, 40-60 yaş arası bireylerde görülen ve günlük yaşamı ileri derece kısıtlayan bu hastalıkta iyileşme süreci 3-10 yıla kadar uzayabilir. Bu nedenle, hastalar ve toplum açısından önemli sosyo-ekonomik kayıplara ve psikolojik sorunlara yol açabilen bir hastalıktır.

 

Belirti ve Bulgular:

Klinik olarak ağrı ve hareket kısıtlılığı temel şikâyettir. Ağrı günlük hareketlerle başlar. Zamanla geceleri de ağrı olur. Omuz hareketleri kısıtlanır. Donuk omuzda gelişen eklem hareket kısıtlılığı, hastalığın ilk dönemlerinde kolunu baş üzerine kaldıramama ve dış̧a döndürme kaybını şeklindendir. Hastalar, sırtlarına ellerini götürememekten  şikâyet eder. Hastalığın ileri aşamalarında tüm yönlerde hareket kısıtlılığı artarak devam eder.

 

Tanı:

Donuk omuz öykü ve fizik muayene ile tanı konulan bir rahatsızlıktır. Hastalar değerlendirilirken risk faktörlerine yönelik sorgulanmalıdır. Özellikle altta yatan diyabet ve diğer sistemik hastalıklar araştırılmalı, eşlik eden sorunlar değerlendirilmelidir.

Donuk omuzda görüntüleme yöntemleri tanı koymaktan çok omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı yapan diğer nedenleri ayırmak için kullanılır.

 

Tedavi:

Tedavinin amacı ağrıyı azaltmak, hareketi geri kazanmak ve bunu sürdürmektir. Tedavinin bireye kişiye olması ve hastalığın derecesi değerlendirilerek planlanması uygun olur.

Hastaların çoğu antienflamatuar ilaçlar eşliğinde aktif-pasif germe egzersizlerinden fayda görür. Fizik tedavi başlangıç aşamasında düşünülmelidir. Eklem içerisine kortikostreoid enjeksiyonları gerekebilir.

6 ay süre ile konservatif tedaviye yanıt vermeyen hastalarda genel anestezi altında manipülasyon ya da artroskopik gevşetme ameliyatları uygulanmalıdır.

 

 

Biseps Tendiniti

Pazı kası olarak da bilinen biseps kası, iki başa ayrılarak omuz bölgesine yapışır. Kasın devamında bulunan tendon kısmının bir tür enflamasyonu ile tendon iltihabı ‘tendinit’ tablosu oluşur. Bazen tendon üzerinde kalsifikasyon plakları oluşumu ile seyreden kalsifik tendinit de görülebilir. Biseps tendiniti, sık karşılaşılmasına rağmen genellikle tek başına görülmez. Genellikle döndürücü manşet tendiniti, sıkışma veya omuz ekleminde instabilite ile birliktedir.

 

 

Belirti ve Bulgular:

Özellikle omuz ön kısmında ağrı ile kendini belli eder. Ağrı daha çok kronik karakterdedir. Tendonun geçtiği oluk üzerine bastırılması ile ağrı meydan gelir. Kolun belirli hareketleri de omuz çevresinde ağrı oluşturur.

Bisipital tendonun akromiyon ile sıkışması sonucu oluşan tenosinovit nedeniyle tendon ince ve fibrotik hale gelebilir, zamanla tendonda kendiliğinden kopmalar oluşabilir.

 

Tanı:

Genellikle muayene bulguları ile biseps tendinitinden şüphelenilir. Röntgen çektirilerek kalsifik tendinit ya da kemik patolojilerinin varlığı araştırılır.  Şüphelenilen durumlarda MR ile kesin tanı konulabilir.

 

Tedavi:

Biseps tendiniti hastalarında tedaviye soğuk uygulamaları ve ödem giderici ilaçlarla başlanılır. Ağrı azalınca rehabilitasyon egzersizlerine geçilir. İlk basamak tedavileri ile sonuç alınamayan hastalarda kortikosteroid enjeksiyonları ve fizik tedavi yöntemlerine başvurulur. Tendinit olgularında PRP (plateletten zengin plazma) uygulaması da tedavide kullanır.

Biseps tendinitine eşlik edebilen diğer ağrı sebepleri araştırılıp gerekli tedavileri düzenlenmelidir.